Doğa

Side Antik Kenti

Side Antik Kenti, Eski Çağda Pamfilya adını taşıyan bölgede, bugünkü Antalya’nın 80 km. doğusunda kurulmuş, batıda ve kuzeyde Toroslar, doğuda Manavgat Çayı, güneyde ise geniş bir körfez meydana getiren Akdeniz ile çevrelenmiştir. Bölge su kaynakları açısından zengin olduğundan antik çağlardan itibaren birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu şehrin tarihi hakkında maalesef çok az bilgi vardır. 

Side Antik Kenti, Eski Çağda Pamfilya adını taşıyan bölgede, Antalya’nın 80 km. doğusunda kurulmuş, batıda ve kuzeyde Toroslar, doğuda Manavgat Çayı, güneyde ise geniş bir körfez meydana getiren Akdeniz ile çevrelenmiş. Bölge su kaynakları açısından zengin olduğundan antik çağlardan itibaren birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu şehrin tarihi hakkında maalesef çok az bilgi var. 

Sidelilerin konuştuğu dil araştırıldığında Antik Yunanca’dan farklı bir dil olduğu görülmüş. Bu dilin yapısı incelendiğinde Hititler zamanında Anadolu’da konuşulan “Luvice”nin bir benzeri olduğu görülüyor. Buradan hareketle Sidelilerin köken olarak Eski Anadolu medeniyetlerine dayandığı ancak Anadolu’nun kaderini çok etkilemediği, Pamfilya bölgesindeki diğer Antik Yunan medeniyetleri ile etkileşime girdiği öne sürülüyor. Aynı zamanda Side, kelime kökeni olarak eski Anadolu uygarlıklarında bereketin sembolü olan “nar” anlamına gelmekte.

Side, M.Ö. 6. yüzyılda tüm Pamfilya ile birlikte Lidya Krallığı’nın egemenliğine girmiş, krallığın M.Ö. 5. yüzyılda yıkılmasından sonra Pers İmparatorluğu’nun hakimiyeti altına girmiş.

M.Ö. 329 yılında Büyük İskender’in Küçük Asya seferi sırasında, Perge ve Aspendos’u fethettikten sonra, Side de İskender’e direnememiş. Bu döneme kadar Side’de kullanılan dil (Luvice) hala çözülememiş. İskender bölgeyi ele geçirdikten sonra halkın Grekçe öğrenmesi için Side’ye öğretmenler atamış. Yaşanan bu gelişmeden sonra bölgede konuşulan dil zamanla Grekçe’ye dönmüş.

Side, İskender’in ölümü ile birlikte Helenistik dönem krallıkları arasında sürekli el değiştirmiş. Yaşanan savaşlarla birlikte bölge eski ihtişamını kaybederek süreç içerisinde korsan yuvası haline gelmiş. M.Ö. 188 yılında Romalılarla girdiği savaşı kaybetmesinin ardından Apameia Barışı’na göre Pamfilya ve Side, Bergama krallığına verilmiş.

Sideliler korsan saldırılarıyla başa çıkamayarak pazarlarını ve limanlarını korsanlara açmak zorunda kalmışlar. M.Ö. 78 yılında Romalı konsül Publius Servilius’un bölgeyi korsanlardan temizlemesi üzerine Side de diğer Pamfilya kentleri gibi Roma İmparatorluğu’na bağlanmış.

Side’nin Roma hâkimiyetine girmesiyle şehir büyük bir gelişme göstermiş, kalıntıları bugün bize kadar ulaşan gösterişli mimari yapılar inşa edilmiş. Ayrıca antik dönemde, imparatorlar adına inşa edilen İmparator Tapınakları” ayrı bir övünç kaynağı olarak görülmüş.

Suriye, Kıbrıs ve Mısır’la yapılan deniz ticaretinin yoğunluğu, Side’nin diğer Pamfilya kentlerine kıyasla bir ticaret merkezi haline gelmesini sağlamış. Şehrin büyük şöhreti alım-satım merkezi haline gelmiş olmasından kaynaklanmakta. Side yıllar boyunca Roma İmparatorluğunun esir pazarı olarak kullanılmış, esirler burada açık artırma yoluyla satışa sunulmuş. Bunun yanında Side halkı geçimini sağlamasında tarım ve balıkçılık da önemli rol oynamış.

Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra devlet eski gösterişli günlerinin aksine giderek fakirleşen bir “Hristiyan şehri” görünümü kazanmış. Bu devirde kent nüfusu azalınca sınır, şehrin ortasında bulunan tiyatroya kadar çekilerek ikinci bir kara suru oluşturulmuş.

M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda üçüncü ve son parlak zamanını yaşayan kent Doğu Pamfilya metropolitliğinin başkenti olmuş. Side’nin tam olarak ne zaman terk edildiği bilinmemekle birlikte M.S. 7. yüzyıldan itibaren başlayan Arap akınları ile şehrin giderek zayıfladığı bilinmekte.

12. yüzyıldan itibaren başlayan Türk-Selçuklu akınları Pamfilya’nın fethi ile sonuçlanmış. Bölgede hâkim olan Hamitoğulları ve Tekeoğulları’nın, 1422’de bölgeyi kesin olarak ele geçiren Osmanlı Türkleri’nin de Side’de oturmadıkları bilinmekte. 1900’lerin başlarında ise Girit adasından getirilen göçmenlere bu bölge yurt olarak verilmiş, bugünkü Selimiye Köyü (Side) kurulmuş.

COV

Salt olgular haricinde herşey zihinlerden süzülür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu